RSS

Blog

Ben Seçilmem Seçerim

Bugüne kadar hep insanların kedi insanı mı, yoksa köpek insanı mı olduklarına dair yazılar yazıldı. Halbuki patili dostlarımızın da seçim yapmaya hakları var. Bu kez onlar bir evde yaşarken ne tür isteklerinin olduğunu, nasıl yaşamak istediklerini sizlere ilettiler. Ve sizi uyarıyorlar… Aşağıda yazanlar işinize gelmiyorsa yanımıza yaklaşmayın. Kavga çıkar :D’’

Masada sevdiğim yemek varsa yerim!..

Bana yemek söylemedin mi?


Bi kahve al da bana biraz masaj yap hadi...

Bütün gün oturdun. Kalk biraz spor yapalım!..


Bazen seni hiç hazetmiyorum.

Seviyorum len seni. Ölümüne kankayız…


Bana sormadan bu eve herkesi çağıramazsın...

Canım sıkıldı hep yalnız hep yalnız…


Öle durmadan şap şap öpme şaplağı yersin..

Bi başımı okşasana beee...


Kumumu 3 günde bir değiştirmeliydin...

Beni tuvalete çıkar yoksa üstüne işerim…


Bana güvenip de kimseye dalaşma.

Dokunamazsınız lan benim kankama.


Pis evde hayatta yaşayamam. Temizlik imandan gelir...

Dünyadaki en büyük düşmanım elektrikli süpürgedir…


Bu hafta sonu evde keyif yapmak istiyorum.

Bu sefer tatile beni götürmezsen çok pis küserim…


İki gram yaş mama için yerimden kalkamam şimdi…

Oyun oynayalım da bişeyler kazanayım…


Bu maddelere uyan kişiler bizlere site yoluyla ulaşsınlar. Birlikte yaşamak istediğimiz kişilere site yetkilileri aracılığı ile ulaşacağız. Ama patili dostlarınız olarak bizleri seven herkesi bizler de çok seviyoruz. Siz bize iyi bakın biz de size. Bu evren hepimizin…

Hadi kalın sağlıcakla…

Yazar: Aydoğan ÜNLÜ

Kedi mi Yoksa Köpek mi Sahiplenmelisiniz?

Tüm patili dostlarımızın sevimliliği ve onlarla birlikte yaşamanın faydaları hakkında yüzlerce yazı yazıldı. Bu durumun tartışılacak bir yanı elbette yok! Ancak bazı sebeplerden ötürü maalesef çoğumuzun hem kedi hem köpek ile beraber yaşama imkanı olmuyor. İkisi ile birlikte yaşamak nadir de olsa dünyanın en güzel duygusu olsa gerek ama çoğumuz ya sadece köpek ya da sadece kedi ile yaşamayı tercih etmek durumunda kalıyoruz.

Biz de tercih yapmak zorunda kalan ama hangi tür ile yaşamak istediğine karar veremeyen kişiler için bir sevimlilik listesi yaptık. Haydi gelin en çok hangisine kendinizi yakın hissediyorsunuz birlikte bakalım.

1. Eğer yemek yerken masanıza davetsiz misafir katılmasını sevmiyorsanız kediyle yaşamamalısınız.

Köpeklerin aksine onlar, sizin birşeyler vermenizi beklemezler. Sevdiği birşey yiyorsanız yemeğinize sahip çıkmalısınız.


2. Bir köpek ile birlikte yaşayacaksanız hareketli bir yaşam tarzını seviyor olmanız gerekir.

Kahvenizi alıp sessiz ortamlarda dinlenmeyi seviyorsanız köpeğiniz sizi pek rahat bırakmayacaktır. En az sabah ve akşam olmak üzere, enerjilerini atmalarını sağlamanız gerek.


3. Kediler, köpeklerin aksine sevdiklerini pek belli etmezler.

Size, sanki evde yokmuşsunuz gibi davranmasını kafanıza takmamanız gerekir. Aslında hepsi sizi çok seviyor. Sadece bazen şımarmayın diye söylemiyor.


4. Köpekler sürü yaşam tarzını benimsedikleri için arkadaş ortamını çok severler.

Hatta evinizde 2 köpekle birlikte yaşıyor olsanız daha çok hoşlarına gider. Ama sosyal olmak kediniz için bir sorun haline gelebilir. Kediler yalnızlığı ve sessizliği severler. Karakteristik özelliğinizle uyumlu olması gereken en net özelliktir bu diyebiliriz.


5. Kedileri onlarınları istemediği zaman sevemezsiniz.

Dikkatli olun, olay cırmalamaya kadar gidebilir. Ama ne zaman bir kitap okumaya, oyun oynamaya ya da bilgisayar başında çalışmaya başladınız; o zaman gelip kendini sevdirmek ister. Sevmezseniz laptopun üstünde gezer, fareyi aşağı atar herşeyi yapabilir.


6. Köpeğinize daha yavru dönemlerinde tuvalet eğitimi vermeniz gerekmektedir.

Bu da her gün düzenli olarak aynı saat aralıklarında dışarıya çıkarmanız demektir. Bir gün döngüyü şaşırırsanız evinizi temizlemek zorunda kalabilirsiniz. Üşengeç bir insan mısınız? Sizi şöyle kedi tarafına alalım…


7. Kediler köpeklere nazaran daha temiz, daha derli topludurlar.

Evi çok fazla dağıtmazlar. Rahat rahat temizlik yapabilirsiniz. Ayrıca tuvalet eğitimi vermeniz gerekmez, doğuştan kuma tuvalet yapmaya programlıdırlar. Çoğu zaman onları temizlemeniz bile gerekmez çünkü bunu kendileri yaparlar. Ama eğer bir köpek ile birlikte yaşıyorsanız en sessiz çalışan elektrik süpürgesini alsanız iyi edersiniz. Yoksa bir çatışmaya hazır olun. Hatta sessiz alsanız da hazır olun…


8. Köpekler size karşı şaka bile olsa bir temasa karşı koruma içgüdüsüne sahiptirler.

Yanınızda köpeğiniz varsa size zarar gelme olasılığı daha düşüktür. Kediniz ise hiçbir şey olmamış gibi davranabilir. "Kedi özel harekat" timine dahil olan kahraman kedilerimizi hariç tutuyoruz.


9. Kedilerin genelde sevdikleri eğlence tarzı dostuyla birlikte evde sakin olan aktiviteleri yapmaktır.

Ama köpeğinizle evde sakin oturup da dışarı çıkarken onu yanınızda götürmezseniz önce çok üzülür, sonra ortalık karışır. Dışarıya köpeğiniz olmadan çıkarsanız, döndüğünüzde koltuklarınızın süngerlerini dışarıda veya tuvalet kağıdıyla evinizin içinde parti verilmiş halde bulmanız olasıdır.


10. Oyuncu patiler, anlarını değerlendirmek için hiçbir fırsatı kaçırmazlar.

Bu sizin için de aynı zamanda bir fırsattır. Çünkü ödül, köpeğinize birşey öğretmek için bulunmaz bir nimettir. Ancak bunu sadece mama ya da yiyecek olarak düşünmeyin. Dışarı çıkmak da bir ödüldür, aferin demek de...


Hangi patili dostunuz ile yaşarsanız yaşayın, her ikisi de sizin stresinizi alacak, tüm sıkıntılarınızı unutturacaktır. Bilimsel olarak kanıtlanan faydalarının da ötesinde, her zaman sizi karşılıksız seven ve dinleyen bir dostunuzun olması paha biçilemez bir duygudur. Bu sebepten dolayı her yazımın sonunda da belirttiğim gibi mutluluk için pati sahiplenin...


Yazar: Aydoğan Ünlü

Köpeğinizle İzleyebileceğiniz 13 Muhteşem Film

İşten geldikten sonra mısır patlatıp film keyfi yapmayı kim sevmez ki? Ancak bu sefer patili dostunuzu da yanınıza alın! Çünkü köpeğiniz ile birlikte duygu yoğunluğu içerisinde izleyeceğiniz muhteşem filmleri sizin için sıraladık.

Uyarıyoruz; bazen gülmekten, bazen hüzünden gözleriniz dolacak. Bazen kanınız donacak bazen de tüyleriniz diken diken olacak...


1. Marley ve Ben - Marley and Me (2008) / IMDB 7.1

Neredeyse çocuk sahibi olmak için emin olmayan her çift şu konuşmayı bir kere yapmıştır. ‘’ Acaba önce köpek mi alsak(aslında sahiplensek mi demek istiyorlar :))? ‘’ Benden size tavsiye: hemen filmi izleyin; sonra bir köpek sahiplenin, sonra da hemen çocuk sahibi olun… Dünyaya bir kere geliyorsunuz. Bu muhteşem duyguları yaşamak sizin de hakkınız...


2. Köpeğim Skip - My Dog Skip (2000) / IMDB 7.0

4 Mart tarihinde yayınlamış olduğum ‘’Çocuklarınızın Evcil Hayvanlarla Büyümesi İçin 8 Sebep’’ başlıklı yazımda aslında farkında olmadan film konusunu işlemişim. Utangaç, içine kapanık olan bir çocuğun ailesinin 9. yaş gününde hediye ettikleri Skip sayesinde nasıl hayatının zenginleştiğini anlatan harika bir film. Filmi izleyin ve bebeğinize bir arkadaş edinmek için 9 sene beklemeyin… https://www.sosyalpatiler.com/cocuklarinizin-evcil-hayvanlarla-buyumesi-Icin-8-sebep


3. Lassie (2005) / IMDB 6.7

Fakirlikten Lassie’ yi bile satmak zorunda kalan bir aile ve buna rağmen insanlara ders verecek bir kararlılıkla onlardan vazgeçmeyen bir köpeğin başına gelen olaylar. Sizce bulunduğu durumu kabullenmeyip bunu kaç insan yapardı? Duygulanmamak elde değil.


4. Benden Bu Kadar - As Good As It Gets (1997) / IMDB 7.7

Köpek sevgisinin bir insanı ne kadar değiştirebileceğini konu alan muhteşem bir film! Saplantılı, asosyal, huysuz, takıntılı, insanlardan nefret eden, geçimsiz bir yazar olan Melvin Udall (Jack Nicholson)’ ın, sadece köpek sevgisi ile nasıl değiştiğine gözlerinizle şahit olun. Hatta bu karaktere benzer bir tanıdığınız var ise kesinlikle ona izletin. Terapi gibi film!


5. Dog Days (2018) / IMDB 6.2

Köpekler sadece çocukları değil, yetişkin bireyleri de sosyalleştirir. Hatta hayatlarını değiştirir. Çok yoğun olduklarını söyleyip; bakımını bile doğru düzgün yapamam diyen üşengeç insanlar. Bu film hayatı kaçırdığınızı yüzünüze vuracak...


6. Can Dostum - A Dog's Purpose (2017) / IMDB 7.2

Her köpeğin yaratılış amacının olduğunu bizlere anlatan muhteşem bir film. Farklı aileler ile 30 yıl içerisinde yaşamasını reenkarnasyonla işlemeleri her ne kadar sıradışı olsa da, izleyicilerine filmin yapılış amacını aksedebilmişler. Ana konu olarak sizlere şunu söyleyebilirim; her köpek girdiği evin aurasını iyi yönde değiştirir. Bunu yaparken de kendi yaratılış amacını keşfeder. Uzun lafın kısası; izleyin...


7. Ben Efsaneyim - I Am Legend (2007) / IMDB 7.2

Dünyada sizden başka hiç kimsenin kalmadığını düşünün. Sadece ölen ailenizden size kalan bir köpek ile birlikte sonsuz sessizlikte yaşama mücadelesi verdiğinizi. Biliyor musunuz? Filmin yaşam mücadelesini ve aksiyon sahnelerini attığınızda, akşamları evinde köpeği ile birlikte şu terapi ortamını yaparak rahatlayan çok insan tanıyorum. Ben de onlardan biriyim. İşten geldikten sonra evimde sessiz kahvemi elime alıp Sherlock’ la birlikte sessiz sedasız oturmak beni o kadar rahatlatıyor ki anlatamam. Filme dönersek eğer, yalnızlık duygusunu ve hayatta kalma mücadelesini anlatan mükemmel bir film olmuş. İzlemeden ölmeyin...


8. Bir Köpek Yılı - A Dog Year (2009) / IMDB 6.1

İlk yedi filme göre farklı konuda bir film. Bu filmde köpekle yaşamanın insanı hayata nasıl bağladığı, köpeğini eğitme mücadelesi verirken, onun deliliğini dizginlemeye çalışırken kendi dertlerini, sıkıntılarını unutmasını ve kendisini bulmasını konu almış. ‘’Köpek beslemek hep mi iyi, evcil hayvan edinmenin hiç mi kötü yanı yok’’ diyen insanlar. Özellikle siz izleyin...


9. Hachi: Bir Köpeğin Hikâyesi (2009) / IMDB 8.1

Bu film hakkında spoiler vermek istemiyorum. Sadece şunu söyleyeceğim! Siz insanlar arasındaki dostluk, arkadaşlık sevgisine sevgi mi diyorsunuz? Size önerim izlemeden önce 3 rulo kağıt peçeteyi yanınıza alın.


10. Maske - The Mask (1994) / IMDB 6.9

Muhafazakar bir yaşamı olan iyi kalpli banka memuru Stanley Ipkiss (Jim Carrey)’ in maskeyi bulduktan sonraki başına gelen olayları konu alan filmde, Milo’ nun zekasıyla sahibine yardım ettiği sahnelere gülerken hayran kalacaksınız.


11. Beethoven (1992) / IMDB 5.6

Aslında çocuk filmi olarak geçse de ana teması beni çok etkilediği için eklemek istedim. Maddi varlığın insanları mutlu etmediğini temalayan bir filmdir. Önceden herşeyi olan ancak mutluluğu bulamayan kalabalık bir ailenin Beethoven hayatlarına girdikten sonraki yaşama sevincini ve köpeklerinin iyiliği için verdikleri mücadeleyi anlatan hoş bir filmdir.


12. Kutup Macerası - Eight Below (2006) / IMDB 7.3

Kurtarma rehberi Jerry Shepard (Paul Walker), Antartika’ da önderlik ettiği grup ile birlikte kar fırtınasından köpeklerini bırakarak anca kurtulur. Köpekler ise bu zorlu şartlar altında hayatta kalmak için inanılmaz bir mücadele vermek zorunda kalırlar. Filmi izledikten sonra bir köpek sahiplenmek isteyeceğinize kesinlikle eminim.


13. Max (2015) / IMDB 6.7

Bir köpek sahiplenirken ne ararsınız? Cesaret, dostluk, sevgi, kahramanlık. Onların içinde bu duyguların hepsi var. En yakınınız öldüğünde bile yerini alabilecek bir canlı. Ve Max, bu duyguların hepsinin işlenmiş olduğu muhteşem bir eser.


Mutluluğunuz daim olsun. Evinin kapısını patili bireylerle paylaşan herkes, iyi ki varsınız.

Yazar: Aydoğan Ünlü

Kedi ya da Köpek ile Birlikte Yaşarken Ev Temizliğinin 10 Altın Kuralı

Evlerimizde patili dostlarımız ile birlikte yaşamak biraz daha özenli temizlik gerektirir.

İşte kedi veya köpek ile yaşanan evlerin temiz kalabilmesi için 10 altın kural;


1. Tuvalet eğitimi verin.

Temiz olmanın ilk kuralı kirletmemektir. Önce evcil hayvanınızın tuvalet eğitimini tamamlamalısınız ki temizlik sizin için işkence haline gelmesin.


2. Tüylerini gün aşırı fırçalayın.

İnsanlar nasıl saç ve kıl döküyorsa evcil hayvanlarımız da tüy dökerler. Bu durumu en aza indirgemek istiyorsanız banyo gibi kolay temizlenen bir alanda dostunuzun tüylerini tarayın. Eve dökülen tüylerin farkedilir derecede azaldığını göreceksiniz.


3. Mama kaplarını temiz tutun.

Kaplarda yapışan mama kalıntıları evinizde çok ağır bir koku yayılmasına yol açar. Kapları temiz tutar ve gün aşırı evinizi havalandırırsanız bu kokudan kurtulmuş olursunuz.


4. Süpürmeden önce nemli bez ile yüzeyleri silin.

Tutacak olduğunuz süpürgeden çıkan hava, tozların ve tüylerin uçuşmasına yol açacaktır. Bu yüzden süpürgeyi açmadan önce nemli bir bez ile yüzeyleri silmelisiniz.


5. Mama seçimlerini veteriner tavsiyesi doğrultusunda yapın.

Her mama her evcil hayvana uygun değildir. Yanlış mama seçimleri patili dostlarınızın rahatsızlanmasına (ishal vb.) ve daha çok tüy dökmelerine sebep verebilir. Bu sebeple veterinerinize danışmadan mama seçmemeye özen gösterin.


6. Yatak seçimini doğru yapın.

Patili dostunuzun rahat etmesi için seçtiğiniz yataklar, dış kumaşı yıkanabilen, sıvı geçirmeyen ve koku tutmayan kumaşlardan olmalıdır. Tercihinizi bu yönde doğru kullanırsanız, arada bir yatak kumaşını yıkayarak evinizin temizliğinde büyük bir rahatlığa kavuşursunuz.


7. Dışarıdan geldikten sonra tüylerini tarayın ve patilerini silin.

Gezmekten evinize döndükten sonra mutlaka tüylerini tarayın. Dışarıda dostunuzun tüylerine bir parazit gelmiş olabilir. Ayrıca is, toz tüylerine mutlaka rüzgar aracılığıyla yapışacaktır. Tüylerini tararsanız bunların evinize girmesini önlersiniz. Ayrıca her eve girerken de patileri silmeyi alışkanlık hale getirmelisiniz.


8. Evinizi her gün süpürün.

Zaten bu genel bir temizlik anlayışıdır. Sağlık açısından zaten evinizi her gün süpürmelisiniz.


9. Koltuklarda örtü kullanın.

Eğer evinizi gün aşırı süpüremeyecek durumda iseniz, koltuklara örtü sermeniz 2 dakikalık bir silkeleme ile evinizin daha temiz olmasını sağlayacaktır.


10. Yapışkanlı rulo kullanın.

Her tüy ya da mama kırıkları gördüğünüzde süpürge açamazsınız. Bu gibi küçük temizlik ihtiyaçları için yapışkanlı rulo kullanabilirsiniz. Ayrıca patili dostlarınızı sevdiğinizde veya oynadığınızda kıyafetlerinize yapışan tüyleri de bununla temizleyip sağa sola düşmesini engellemiş olursunuz.


NOT: Ev temizliğinde, özellikle de evcil hayvanlarınızın kullandığı alanlarda temizlik ürünlerinin kimyasal madde içermediğinden emin olun. Çünkü patili dostlarımız kendilerini çoğunlukla dilleri ile temizlerler. Patilerini temizlerken kimyasal maddeye maruz kalmaları, onların sağlıklarını kaybetmelerine yol açar.


Mutluluğunuz daim olsun. Evinin kapısını patili bireylerle paylaşan herkes, iyi ki varsınız.

Yazar: Aydoğan Ünlü

Kedilerimizi Nasıl Beslemeliyiz? Kedilerimize Faydalı Yiyecekler Nelerdir?

Kedilerin günlük besin ihtiyaçlarını yüzdelemek istersek %80 et ve et ürünleri, %20 sebze meyve ve bakliyati gıdalar olarak oranlayabiliriz.

Kediler, etobur canlılardır. Ancak kilo kontrolü, vitamin, sindirim sisteminin düzenli çalışması açısından da kuru mama ve et haricinde bir miktar sebze ve meyve verilmelidir.

Doğal ortamlarda yaşayan kediler kalan yemekler sokağa konulduğunda içeriğinde bulunan sebzeleri de yemektedirler. Avlanarak yemek yiyen kediler de avlarının bedenlerinde bulunan sebze, meyve vb. bakliyatları da yemiş bulunmaktadır.

Ayrıca hazır mamaların içeriklerini kontrol ettiğinizde bezelye vb. ürünlerin de dahil edildiğini göreceksiniz.



Şimdi mama ve et haricinde kedilerimize verilebilecek yararlı yiyecekleri sıralayalım;

1. Yumurta

Kontrollü olması şartı ile protein kaynağı olarak verebilirsiniz. Güzelce pişirdiğinizden emin olduktan sonra yumurtanın onlara zararı olmadığı gibi sağlığı için son derece yararlıdır da.


2. Pişmiş Sebzeler ve Çim

Bu besinler kedilerinizin kilo kontrollerini sağlamanıza, hazımsızlığın giderilmesine yardımcı olur. Besin değeri olarak önemsiz olan, ancak kabızlık yaşayan kedilerinize bir tutam çim yedirmeniz patili dostunuzun rahatlamasını sağlayacaktır.


3. Taze Pişmiş Balık

Patili dostumuzun hem çok sevdiği hem de fosfor açısından çok değerli olan bir besindir. Ancak taze olmayan, konserve ürünleri ya da kılçığını ayıklamadan kesinlikle yedirmeyiniz.


4. Laktozsuz ya da ½ Sulandırılmış Süt

Çizgi filmlerden kedilerin sütü ne kadar sevdikleri zihnimize bir mıh gibi kazınmıştır. Ancak bilinenin aksine kediler laktozu sindirememektedir. Besin değeri olarak çok faydalı olması sebebi ile kedinize ya laktozsuz süt ya da yarı yarıya sulandırarak vermelisiniz.


Mutluluğunuz daim olsun. Evinin kapısını patili bireylerle paylaşan herkes, iyi ki varsınız.

Yazar: Aydoğan Ünlü

Çocuklarınızın Evcil Hayvanlarla Büyümesi İçin 8 Sebep

1. Çocuklar sorumluluk sahibi olurlar.

Evet! Yanlış okumadınız. Evcil hayvanlar ile büyüyen çocuklar, en iyi arkadaşlarının günlük bakımlarını üstlendiği için sorumluluk sahibi olarak büyürler.


2. Daha mutlu büyürler.

Patili dostlarının çocuğunuzu koşulsuz şartsız seviyor olması psikolojik olarak daha mutlu büyümesine yardımcı olur.


3. Daha merhametli olurlar.

Yoğun sevgi ortamında yetişmeleri, çocuklarınızın stres seviyelerini azaltır. Onların başını okşamaları, birlikte uyumaları, birbirlerine karşılıksız sevgi beslemeleri daha vicdanlı olarak büyümelerine imkan verir. Böylece kızgın bir birey olmak yerine merhametli ve sevgi dolu bir genci dünyaya bağışlamış olursunuz.


4. Evcil hayvan sahiplenerek bir lider yetiştirirsiniz.

Patili dostuna nasıl davranılması gerektiğini çocuğuna öğretmelisiniz önce. Daha sonra oturun ve izleyin! Çocuğunuzun patili dostuna öğrettiğiniz kuralları uygulatması onun sorumluluk sahibi ve kuralcı bir geleceğe yelken açmasına olanak tanırken aynı zamanda bir lider olmasına yardımcı olur. Kurallar dahilinde yaşanması gerektiğini öğrenen bir çocuk bunu aynı zamanda kendi hayatına da uygular. Üstelik ileride hayatında daha az hataya yer verir.


5. Daha fazla egzersiz yaparlar.

Patili dostu ile tüm gün oynayan bir çocukla, tüm gün sıkıntıdan tablette oyun oynayan bir çocuğu gözünüzün önüne getirin. Bu konuda hiç mütevazi olamayacağım. Sadece bu sebep için bile çocuğunuz için bir evcil hayvan sahiplenmelisiniz.


6. Kardeşler arasında bağ kurar.

Kardeşlerin çoğu zaman kavga ettiklerine ya da zıtlaştıklarına hepimiz şahit olmuşuzdur. Evcil hayvan tüm çocuklar arasında bağ kurar. Çünkü tüm kardeşler en iyi arkadaşlarını çok sevecekler ve buluşulan bu ortak nokta onların birbirlerine de daha çok bağlanmasını sağlayacaktır.


7. İçine kapanık olarak büyümezler.

Evcil hayvanlar ile yaşayan çocuklar, büyüme çağlarında daha sosyal bir hayat sürerler. Bu durum ileriki zamanlarda okul, kreş dönemlerinde akranları ile daha çabuk kaynaşmasını sağlar. Çünkü daha evden çıkmadan sosyal bir ortamda yetiştiği için dışa dönük bir karaktere sahip olur. Sosyal ortamlarda patili dostu ile biriktirdiği hikayeleri başkalarına anlattıklarına çoğu zaman şahit olursunuz.


8. Daha az hastalanırlar.

Patili dostu ile büyüyen çocuklar akranlarına kıyasla daha çok mikroba maruz kaldıkları için bağışıklık sistemleri güçlendiği için daha az hastalanırlar. Bununla ilgili yapılan bilimsel araştırmaları, uzman görüşlerini kolayca bulabilirsiniz.


Mutluluğunuz daim olsun. Evinin kapısını patili bireylerle paylaşan herkes, iyi ki varsınız.

Yazar: Aydoğan Ünlü

Kedi ve Köpeklere Kıyafet Giydirmek İçin 9 Geçerli Sebep

1. Işığı Yansıtan Bazı Kıyafetler ve Aksesuarlar ile Gece Daha İyi Fark Edilirler

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Patili dostlarınız ile yaptığınız akşam yürüyüşlerinde ışığı yansıtan kıyafetler ya da aksesuarlar giydirirseniz, taşıtların onları daha net görmesini sağlarsınız. Böylelikle herhangi bir kaza riskini mininum seviyeye indirmiş olursunuz. Siz ne kadar dikkatli davranırsanız davranın, dostunuzun bir ses, küçük bir ışık kaynağı veya yaprak kıpırdamasından etkilenerek tasmasından kurtulabileceği ve en masumane refleks ile kendini tehlikeye atabileceğini unutmayın.


2. Zararlı Gazlardan Tüylerinin Korunmasını Sağlar

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Günümüz şartlarında maalesef pek kırsal alan kalmadı ve yakıt gazı salınımının hepimiz farkındayız.Bu gazlar nasıl insan derisine zarar veriyorsa patili dostlarımızın tüylerine de zarar vermekte. Tüylerinin güçsüzleşmesine, yoğun dökülmelerine hatta deri hastalıklarına sebep olmakta. Onlara giydireceğiniz en ince bir kıyafet bile tüylerinin sağlığını ve canlılığını korumaya yardımcı olacaktır.


3. Patili Dostlarımız Kıyafet ile Daha Az Kirlenir

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Patili dostlarımız ile dışarı çıktığınızda toz, toprak, yağış sebebi ile kirlenmektedir. Kıyafet giydirerek dışarı çıkarmanız onların tüylerinin temiz kalmasını sağlayacaktır.Bu sayede hem daha seyrek olarak yıkamanız gerekir ve hastalanma riskini en alt seviyeye düşürür. Ayrıca onları çok sık yıkamak zorunda kalmak bağışıklıklarını düşüreceği gibi, çoğu dostumuz yıkanmaktan hoşlanmaz ve bu onları strese sokar.


4. Kıyafetler Güneş Işınlarından Korur

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Yaz ortasındaki sıcaklar bizleri nasıl olumsuz etkiliyorsa, onları da etkileyebilir. Yaz aylarında patili dostlarımızın gölgelere sığındıklarına hepimiz şahit olmuşuzdur. Kediler ve köpekler hızla nefes alıp vererek, dillerini dışarda tutarak ve az da olsa patilerinin altından terlerler. Dolayısıyla özellikle gün ortasında yürüyüşe çıkıyorsanız, direkt güneş ışığına maruz kalmamaları, kalıyorlarsa bile en azından ince, hava alan ve zararlı ışınları yansıtan kıyafetler ile koruması sağlığına yararlı olabilir.


5. Kıyafetler Patili Dostlarımızı Yağıştan ve Rüzgardan Korur

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Kış aylarındaki soğuklar ve yağışlar, bahar aylarındaki yağışlar patili dostlarımızın vücut dengelerini bozmasına ve hatta bazen hastalanmasına yol açmaktadır. Bu sebeple patili dostlarımız rahat edeceği kıyafetler ile korunmalıdır.


6. Kıyafetler Sıcak Tutar, Isı Dengesini Ayarlar.

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Yaşayan her canlı gibi patili dostlarımızda üşümektedir. Özellikle ev şartlarında ve sıcaklığında yaşamaya alışmış olan patili dostlarımız dış ortam şartlarında korunmaya ihtiyaç duyarlar. Mevsime uygun kıyafetler giymelidirler.


7. Tüylerini kestirdikten sonra daha da çok üşürler.

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Dönem dönem patili dostlarımızın sağlık, tüylerinin daha sağlıklı uzaması gibi sebeplerden tüylerini kestirmek zorunda kalıyoruz. Bu durumlarda patili dostlarımızın tüyleri uzayana kadar gerekirse tüm gün giydirilmesi gerekir. Ayrıca geceleri rahat uyuyabilmesi için üzerinin örtülmesi lazımdır.


8. Köpekler ve Kediler de Güler

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Patili dostlarımızdan daha önce kahkaha veya kıkırdama sesleri duymamış olabilirsiniz. Ama bu gülmedikleri anlamına gelmez.

Köpekler havlarken siz genelde tek havlama duyarsınız ama dikkatli dinlediğinizde onlarca farklı mesajı onlarca farklı havlamayla size iletmeye çalışırlar. Gülmek de bu farklı havlama çeşitlerinden biridir. Aynı durum kediler için de geçerlidir. Sadece havlayarak veya mırlayarak güldüklerini düşündüyseniz, yine yanılıyorsunuz. Köpekler heyecanla kuyruk salladıklarında da gülerler. Hatta kulakları havada dili dışarda size bakarken güldüklerinden yüksek oranda emin olabilirsiniz. Köpekler oyun oynarken büyük ihtimalle yine ve sürekli gülüyorlardır. Sürekli değilse bile, popolarını yukarıda tutup sizden bir hareket bekleyip hadi oynamaya devam edelim bakışı attıklarında emin olun kahkaha atıyorlar. Kediler ise duygularını daha az yüzlerine yansıtırlar ama mutlu olduklarında, mırlayarak size sokulup sevilmek istediklerinde, sizin kan basıncınızı düşürüp stresinizi azaltarak teşekkür ettikleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Evet patili dostlarımız da güler ama bunun gerçekleşmesi için gereken en önemli unsur, sizin de gülüyor olmanızdır.

Onu çok seviyor ve bunu ona ilgilenerek hissettiriyor olmanız da diğer en önemli unsur. Patili dostunuzla birlikte gülmek veya direkt olarak ona, onun davranışlarına gülüyor olmak farketmiyor. İnanın onun ömrünün uzaması için sizin gülüyor olmanız, huzur ve mutluluk içinde olup bunu ona hissettirmeniz yeterli. Bir köpeğin veya kedinin gülüşünü görecek kadar onları iyi tanıyorsanız, her güldüklerinde bunu farkedersiniz.

Sosyalpatiler.com, patili dostlarınız ile birlikte çok daha keyifli vakit geçirebilmeniz için, yine patili dostunuzun rahatını ve sağlığını ön planda tutarak birbirinden güzel ürünleri el emeğiyle üretmekte. Onlarla ilgilendiğinizi göstermenin bir yolu da birlikte keyifli vakit geçirebileceğiniz bir hediye almaktan geçtiğini düşünüyorsanız, ürünlerimize bir göz atın.


9. Özel günler için süslenmeyi onlar da hak ediyor.

Kedi ve köpekleri giydirmek için 9 sebep

Nasıl bir doğum gününde size alınan bir hediye sizi mutlu ediyorsa, patili dostlarınıza almış olduğunuz bir aksesuar, kıyafet, oyuncak veya ödül maması onları da çok mutlu eder. Onlar için alınan özel bir hediye patili dostunuz ile aranızdaki bağı arttırır. Ayrıca ilgi odağı olmak özgüvenlerini artırır ve onları çok mutlu eder.


Bonus: Aklınızda Bulunsun

Kedi ve köpeklere kıyafet giydirmeye karar verdiğinizde, onların rahatı ve sağlığını tehlikeye atmamak için aşağıdakilere maddelere çok dikkat etmelisiniz. Bu maddelerden herhangi birini ihmal ettiğiniz takdirde onlar için yaptıklarımızın hiçbir önemi yoktur.

  • 1. Patilerine ayakkabı, patik, çorap vs. giydirmeyin.
  • 2. Uzun kollu kıyafetler ile hareket kabiliyetlerini kısıtlamayın.
  • 3. Kaliteli kumaş kullanılmayan ürünleri giydirmekten mutlaka kaçının.
  • 4. Kıyafet üzerinde takı, kolye, plastik, metal ve benzeri sert cisimler kullanarak çiziklere ve yaralanmalara yol açmayın.
  • 5. Kol, bacak bölgelerinde esnek olmayan malzemeler kullanılan ürünleri giydirerek tahrişlere sebep olmayın.
  • 6. Mutlaka mevsimine göre kıyafetler tercih edin.
  • 7. Hangi kıyafet olursa olsun, çok uzun süreler boyunca giydirmemeye dikkat edin.
  • 8. Köpeğinizi veya kedinizi iyi tanıyın. Bazı çok yoğun tüylü veya tamamen soğuk iklimlere adapte olmuş dostlarımızı giydirmenin, yarardan çok zararı olabileceğini aklınızdan çıkarmayın.

Bonus 2: Aklınızda Bulunsun

SosyalPatiler.com'da kedi ve köpeklerinize tüm bedenlere göre kıyafetler, kostüm ve aksesuarlar bulabilir, patili dostunuzu hemen şimdi sevindirebilirsiniz.


Mutluluğunuz daim olsun. Evinin kapısını patili bireylerle paylaşan herkes, iyi ki varsınız.

Yazar: Aydoğan Ünlü

Mezarlıkta Bulunmuştu, Önlük Giyip Derslere Katılmaya Başladı! Onun Adı ‘Fındık’

Okul müdürü ve sınıf öğretmeni, onu mezarlıkta saldırıya uğrarken gördü ve kurtararak okula getirdi

37 öğrencisi bulunan Kayacık Köyü Şehit Haluk Yılmaz İlkokulu'nun sevgili müdürü Ahmet Aktürk ve okul öğretmenlerinden Mustafa Önlen onu mezarlıkta bulmuşlardı. Sokak köpekleri tarafından saldırıya uğramakta olan bu yavruyu kurtarıp okullarına götürdüler.



Fındık, Okul aile birliğinin yaptığı okul formasını giyerek ara ara deslere de katılıyor.

Öğrenciler sevgi seli gösterdikleri bu patili dostumuza Fındık adını verdiler. Güzel yürekli öğretmen ve müdürümüz Fındık’a bir de okul bahçesinde kendi elleriyle kulübe yaptı. Okul aile birliği ise Fındık’a önlük diktiler ve böylelikle Fındık, öğrencilerle birlikte derslere girmeye başladı.


Öğrenciler ise 'Fındık'ı çok sevdiklerini ve onu kendi elleriyle beslediklerini söyledi.


Tokat’ın Turhal ilçesinde Fındık’ı mezarlıkta bulan sınıf öğretmeni Mustafa Önlen, okulun maskotu olan Fındık ile ilgili şunları söyledi:

"Okul çıkışı eve doğru giderken yavru köpeğin büyük köpekler tarafından sıkıştırıldığını gördük. Önce onu korumaya aldık. Sonra Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk’un ’Müfredattaki kitaplara istediğiniz kadar hayvan sevgisi ile ilgili paragraf koyun. Hiçbir şey bir köpek sevgisi, bir çocuğun okula geldiğinde köpeğe günaydın demesinin yerini alamayacaktır’ paylaşımı aklımıza geldi. Ondan esinlenerek köpeğimizi okula getirdik. Ondan itibaren çocuklarda inanılmaz derecede değişimler fark ettik. Çocuklar köpeği besleyerek sorumluluk sahibi oldular. Okula devam etmeye başladılar. Birbirlerine zorbalık yapmamaya başladılar. Köpeğin hikayesini de biliyorlardı. Hatta teneffüslerde dışarıda köpeğin üşüdüğünü görüp, içeriye alarak sobanın yanında ısıtıyorlar."

"Konu, madem sınıfa geliyor o zaman önlük giymesi gerekiyor diye espri ile başladı. Okul aile birliği başkanımız hemen bir önlük dikip okulumuza getirdi. Köpeğe giydirdik ve inanın veliler de bile değişim oldu. Velilerimiz köpeği gördü, okuldan gitmek istemediler. Velilerimiz köpekle fotoğraf çektirdi, onunla oynadı ve sevdiler. Onlar da aslında köpeğin bir can olduğunu fark ettiler. Bu da bizi inanılmaz mutlu etti. Çocuklarımız resim derslerinde ev, anne ve baba çizer. Fındık sınıfa girdiğinden belli çocuklar mutlaka resmin bir kısmına köpek de çiziyorlar. Köpeğin ismini ise çocuklar koydu. Her şeyleri ile çocuklar ilgileniyorlar"


Başta okul müdürü Ahmet Aktürk ve sınıf öğretmeni Mustafa Önlen’i olmak üzere, tüm öğrencileri ve okul aile birliğini tebrik ediyor ve tüm ülkemizin onları örnek almasını diliyoruz.

İyi ki varsınız…

Ayrıca Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk’a ’Müfredattaki kitaplara istediğiniz kadar hayvan sevgisi ile ilgili paragraf koyun. Hiçbir şey bir köpek sevgisi, bir çocuğun okula geldiğinde köpeğe günaydın demesinin yerini alamayacaktır’ sözü için tekrar teşekkür ediyoruz.


Kaynak: Fatih YILMAZ- Yaşar Erkan İÇEN/TURHAL (Tokat), (DHA)

Sosyal Patiler Açıldı!
Sosyal Patiler bayılacağınız ürünlerle, sürpriz hediye ve kampanyalarıyla, neşenizi katlamaya geliyor!